Yılmaz Özalp yayınladığı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya Beşten Büyüktür" çıkışının ne kadar doğru olduğunu kaleme aldı.
Yılmaz Özalp yayınladığı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya Beşten Büyüktür" çıkışının ne kadar doğru olduğunu kaleme aldı.
Özalp yazısında; "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada dile getirdiği “Dünya Beşten Büyüktür” çıkışının ne kadar doğru olduğunu idrak ettiğimiz günleri yaşıyoruz.
Son yıllarda dünyada yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasi olaylara baktığımız zaman bu sözün ne denli önemli bir gerçeği açık ettiğini görmekteyiz. Birleşmiş Milletler; Bölgesel ve küresel çatışmaların arttığı, masum sivillerin hayatını kaybettiği bu dönemde işlevlerini yerine getirememiştir. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler’e olan güven ciddi şekilde zedelenmiştir.
Son olarak 7 Ekim’de başlayan ve İsrail’in kural tanımaz bir intikam duygusuyla masum, sivil Filistinlileri, çocuk, kadın demeden katletmesine dahi cılız söylemlerle karşı çıkan Birleşmiş Milletler hiçbir yaptırım gücü olmayan tabela bir kurum haline gelmiştir.
Dünyada yaşanan çatışmalara karşı iki yüzlü bir tutum içinde bulunan Birleşmiş Milletler’in yaptırım gücü kalmamıştır.
Esasen sadece Birleşmiş Milletlerin değil tüm Batı dünyasının bu iki yüzlü tutumunu yıllardır dile getiren tek ülke olan Türkiye, çevresinde yaşanan bu gelişmeler karşısında dik duruşunu her zaman göstermiş; ötekileştirilmiş, tecrit edilmiş sömürgeleştirilmiş mazlum ülkelere yapılan ayrımcılığa karşı tepkisini hemen her platformda dile getirmiş, tarihi, dini ve siyasi misyonu gereği hiçbir sorumluluktan kaçmamıştır.
Rusya-Ukrayna savaşında sırf Rus diye bazı yazarların kitaplarının yasaklandığı, Rus takımlarının ve sporcularının müsabakalardan men edildiklerini; fakat aynı Batı’nın israil’in yaptığı katliamlar karşısında sustuğunu, görmezden geldiğini, İsrail’i tecrit altına alacak yaptırımlara gitmediğini gördük. Batı’nın bu iki yüzlü tutumunu eleştiren Cumhurbaşkanımıza her türlü diktatör suçmalarının yöneltildiğini görüyoruz ve niyetlerinin farkındayız. Demokrasi ve hukukun beşiği olarak addedilen Avrupa ve Amerika’nın Filistin bayraklarının taşınmasını dahi suç saydıkları bir akıl tutulmasına şahit oluyoruz.
Artık ABD ve Batı’nın demokrasi havarisi kesilip başka ülkelerin iç işlerine karışmasına, hukuktan, adaletten bahsetmesine kimse inanmıyor ki son yaşananlarla birlikte bu durum açıkça dünya halklarının hafızasına kazınmıştır.
Hal böyle iken bizim ne Batı’nın köhnemiş, iki yüzlü adaletine ne de Amerika’nın sözde demokrasisine ihtiyacımız yoktur.
Biz millet olarak üç bin yıllık bir tarihi temsil ediyoruz. Geçmişte bizim yönetimimiz altında barış, huzur ve güven içinde yaşayan halkların, bugün acının ve katliamların ortasında yalnızlaştırıldığı apaçık bir hakikattir.
İşte bu sebeple Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden haykırdığı gibi dünya beşten, ondan, Avrupa’dan, Amerika’dan büyüktür. Yılarca Amerika ve Batı’nın Ortadoğu'da Afganistan’da, Vietnam’da ve başka sömürge ülkelerde bulunan hegomanyaları çökmüştür. Mazlum, ezilen ve sömürülen halkların şuurlandığı, kendisini kale olarak gören sömürgecilere karşı eskisi gibi uysal koyun olmayacağı zamanlara geldik.
Dünya yeni bir dünyaya gebe. Bu gebeliğin sonunda tarihi ve milletiyle küllerinden yeniden doğacak, yedi düvele hükmedecek, bölgesinde barış ve istikrarı sağlayacak bir Türkiye neden doğmasın ?
Biz bölgesel ve küresel bir güç olduğumuz zaman bu coğrafyalarda kan ve göz yaşına son vereceğiz. Hemen tüm Arap Müslüman dünyası, Kuzey Afrika ve Güney Amerika Türkiye’ye ve Türkiye'nin liderine bu gözle bakıyor. Türkiye’nin bu bölgede tarihi, dini ve siyasi bir misyonu bulunmakta.
Yaşanan gelişmeler, savaşlar, tüm krizler Türkiye’nin liderliğinin önemine ortaya koyuyor. Türkiye’nin ABD’ye, Avrupa’ya bel bağlayacak zamanı yoktur. Türkiye kendi göbeğini kendisi kesmelidir. En önce iç birliğimizi sağlamalı ve ardından var gücümüzle bilimde, sanayide ve tüm alanlarda özveriyle çalışmalıyız. Cumhuriyetimizin 100. tarihimizin 3000. Yılında zirveye çıkmalıyız." ifadelerini kullandı.



Benzer Haberler
Minaresiz cami görenleri şaşırtıyor
Sindelhöyük'de Kasaba Olma Heyecanı
Manevi buluşma noktası Ulu Cami 3 asırdır ayakta
Tarihi Keşişin Havuzu serinletiyor
Dünya Çevre Gününü Coşkuyla Kutladık
Kene ısırığı sonucu hayatını kaybeden şahıs toprağa verildi
Develi Mümin Dulun Hafızlık Kız Kur’an Kursu mezuniyet coşkusu
Develi Dr. Ekrem Karakaya Devlet Hastanesi’nde sosyal sorumluluk hizmeti ‘Sosyal Market’e dönüştü